Kayıtlar

edebiyat etkinliği etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

EDEBİYAT ETKİNLİĞİ: Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy ile Diyaloglar - "Oyunbazlar ve Oyunbozanlar"

Resim
Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy , önceleri radyoda edebiyat sohbetleri yapan Can Yayınları 'nın değerli yazarlarından. Radyo sohbetlerinin sonrasında, yayınevinin diğer yazarı Yekta Kopan ile birlikte, unutulmaz Ubor Metenga etkinlikleri gerçekleştirmişlerdi. Ubor Metenga etkinliklerinin sona ermesinden sonra "Keşke yeni bir edebiyat etkinliği olsa" diye düşündüğümüz uzun bir dönemin sonrasında " Diyaloglar " ile karşımıza çıktılar. Geçtiğimiz sezonda ilk buluşması gerçekleşen etkinlik serisinin ikincisi 30.09.2013'te, Avrupa Pasajı'ndaki özel mekân Aynalıgeçit 'teydi. "Oyunbozanlar ve Oyunbazlar" başlığı altında nelerin konuşulabileceğini tahmin etmeye çalışarak beklemeye başladım. Edebiyatta yabancılaştırma, üst kurmaca tekniklerini ve deneysel edebiyat türlerini de içeren bir söyleşi gerçekleşti. Yaşam bir oyun mu? Söyleşi, Sheakspeare 'in insanlığın yedi çağını anlattığı en bilinen alıntılarından birisi ile başla...

EDEBİYAT ETKİNLİĞİ: Şair Birhan Keskin ve Yazar Sema Kaygusuz - Edebiyat ve Melankoli

Resim
12 Şubat 2013 akşamı İKSV Salon’da bir edebiyat etkinliği için toplanan kalabalık, Edebiyat ve Melankoli gibi sürpriz bir başlık içerisinden neler umdu neler buldu? Etkinlik sırasında aldığım notlarımı sizlerle paylaşmak istedim. Çoğunluğu kadınlardan oluşan kalabalık için kitap satışı yapılıyordu, satılmakta olan kitaplardan eksiklerini tamamlayanlarla birlikte İKSV ‘nin o güzel binasının Salon kısmına geçtik ve etkinlik tam zamanında başladı. Başlangıçta Sema Kaygusuz özellikle uyardı seyircileri, akşamın bir sohbet tadında geçirilmesi planlanmıştı. Bir şair ve bir yazar evlerinde oturup konuşuyorlarmış gibi. Derken Birhan Keskin ayağa kalktı ve ruhunu soymaya başladı.

Sait Faik Abasıyanık Öykü Dinletisi: "Her Şey İnsanı Sevmekle Başlar”

Resim
Sait Faik Abasıyanık öykü severlerlerin başucu yazarlarındandır. Yirminci yüzyılda Türk edebiyatında kısa öykü denildiğinde farklı tarzı ile ilk akla gelen ve öykü türünü dönüştüren yazarlardandır. 1906-1954 yılları arasında yaşadığı kısa ömründe çoğunlukla öykü olmak üzere birçok eseri yayımlanan yazar, bu günleri görse gururlanır mıydı; yoksa insan sevgisinin o günlerden bugünlere yok olmaya yüz tutması onu daha çok mutsuz eder miydi, bilemiyoruz. Mesai saatim dolar dolmaz işten çıktım ve ilk iş olarak İş Bankası Kuleleri’nin altında yer alan yemek bölümünde kendime göre bir şeyler bulmak üzere içeriye girmeye çalıştım. Etkinliğin başlamasına yaklaşık iki saat olduğu için, benden başka herkes Kule’deki mesai saatleri bitimi sebebi ile işten çıkıp servislerine yerleşmek üzere hızla yürüyordu. Kendimi, ters bir yöne akmakta olan bir nehir gibi hissettim. Yemeğimi yerken benim kadar erken gelip, benimle tesadüfen aynı lokantada yemeğe oturan dörtlünün etkinliğin müzisyenler...

31. İstanbul Kitap Fuarı İzlenimlerim

Resim
Kitap fuarı, İstanbul’un merkezine çok uzak, geçtiğimiz yıllara kıyasla çok kalabalık, çocukluğumun kitap fuarından farklı. Yine de kitap fuarı atmosferini yaşamak güzel, iyi ki gitmişim. İstanbul Kitap Fuarı’na ilk gidişim ilkokul yıllarıma denk gelir. Babamın elimden tutup götürdüğü ve beraber bir sürü kitap aldığımız günler. Yazarlarla ve yayınevi çalışanlarıyla sohbet etmek fuarın en özel yanıydı. Seçtiğim kitaplara göre kitap önerileri almak, kitapların kapaklarını incelemek, ilk cümlelerini okumak çocuk kalbimi mutlu ederdi. O zamanlar kitap imza kuyrukları, yerlerde oturarak sıra beklenen dolmuş kuyruklarına benzemezdi. Kitap fuarına gelenler, fuar ne kadar kalabalık olursa olsun birbirini itmezdi. Fuar Tepebaşı’ndan Büyükçekmece’ye taşındı. İstanbul’un nüfusu o yıllardan bugüne dek fazlalaştı. İstanbul’da yaşadığını iddia eden ancak şehir merkezine toplu taşıma ile iki saatten kısa sürede varamayan insan toplulukları sırf vitrin bakar gibi kitaplara bakar mıydı? Pus...

İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali (İTEF)

Resim
Ekim ayının ilk gününden merhaba. Haftanın ve ayın başlangıcını güzel bir etkinlik ile değerlendirmek isterseniz size tavsiyem İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali (İTEF) programına göz atmanız. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen festival 1-4 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da, 3–5 Ekim'de Ankara’da, 5–6 Ekim’de İzmir ve 5–6 Ekim’de Hatay'da sürecek. Etkinliğin bu yılki teması "Şehir ve Korku". Festivalden size iki tavsiyem var. Birincisi bu akşam saat 20:00'de Cezayir Restoran Konferans Salonu'nda düzenlenecek olan  "Tekinsiz Aile" başlıklı etkinliğin katılımcıları: Herman Koch, Gebrand Bakker, Elif Tanrıyar, Yekta Kopan ve Filiz Aygündüz. İkinci tavsiyem ise "Zamanda Yolculuk: Hafıza mı Kurgu mu?" isimli etkinlik. 4.10.2012 akşamı saat 20:00'de Ayfer Tunç, Stine Jensen, Müge Gürsoy Sökmen tarafından KargART'da gerçekleştirilmesi planlanıyor. Etkinliklerle ilgili detaylı bilgi için burayı inceleyebilirsiniz.

ETKİNLİK: ALTINCI BEYOĞLU SAHAF FESTİVALİ

Resim
Beyoğlu Belediyesi tarafından düzenlenmekte olan 6. Beyoğlu Sahaf Festivali, 25 Eylül-14 Ekim 2012 tarihleri arasında Tepebaşı’nda konuklarını ağırlıyor. Sadece eski kitapları değil, dergileri, fotoğrafları, filmleri, tiyatro afişlerini, mektupları, kartpostalları ve bazı özel koleksiyonları da bulabileceğiniz etkinlikte, İstanbul’un çeşitli semtlerinden gelen altmış sekiz sahaf sizleri bekliyor. Ayaklarım beni götürüyor yine kitapların arasına. Terapim olsunlar istiyorum, yaşadığım ‘an’ları bazen unuttursunlar, bazen de o ‘an’lara tercüman olsunlar. Kitapların arasındayım, evet. Sevdiklerim ve sevmediklerim bir arada. Hayat gibi. Sevdiklerimi aralarından seçip çıkarmam gerekli. İyi bir yazarın kitabı ile okumaktan hiç zevk almayacağımı bildiğim popüler bir roman hemhâl bulunabilirmiş gibi. Ardından eski bir bavul tam karşımda… İçinde fotoğraflar, unutulmuş hayatlar…

EDEBİYAT ETKİNLİĞİ: Sözünü Sakınmadan etkinliğinin son konuğu yazar Yekta Kopan oldu*

Resim
İstanbul Modern'in bir süredir her ay bir yazarın konuk edildiği Sözünü Sakınmadan isimli edebiyat etkinliğinin sonuncusunda konuk yazar Yekta Kopan oldu. Ömer Türkeş ve Semih Gümüş, İstanbul Modern Müzesi'nin bahçesinde yazara sorular yöneltti, yazar ise tüm samimiyeti ile cevapladı. Kaynak  : Muhsin Akgün 8.7.2012 Perşembe günü, etkinliğin başlayacağı 19:30'a beş kala İstanbul Modern 'e varıyorum. Bahçeye konulan sandalyelerin tamamına yakını dolmuş ve oturacak çok az yer kalmış.

EDEBİYAT ETKİNLİĞİ: İstanbul'dan Metin Arditi geçti. Romanı TURQUETTO hakkında konuştu*

Resim
İstanbul’da başlayıp, Venedik’te devam eden ve sonrasında İstanbul’da sona eren roman, farklı dinleri benimseyen topluluklarının İstanbul’da bir arada yaşadığı dönemde resim tutkunu bir çocuğun özgürlüğüne ulaşmaya çalışması, ulaşması için yaptığı fedakârlıklar ve ulaştıktan sonra yaşadığı ikilemleri anlatıyor. Baş kahraman Eli’nin yaşamındaki çatışmayı ve Eldivenli Adam isimli tablonun büyüsünü merak edenlere… Ağustos ayının başlarında Can Yayınları tarafından yayımlanan “ Turquetto ” isimli romanı ile Türkiye’de geniş ilgi ile karşılanan yazar Metin Arditi’yi ilk olarak Radikal Kitap ekinin 24.8.2012 tarihli kapağında görmüştüm.  Ömer Türkeş ‘in hazırladığı kitap tanıtımını okumuştum ve  kitabın konusu ilgimi çekmişti. Can Yayınları tarafından 4.9.2012 tarihinde Pera Müzesi ’nde gerçekleştirilmesi planlanan etkinlikte konuk yazar olduğunu öğrendiğimdeyse okuma listemde yer alan kitabın okunma sırasını hemen öne alıp, okumaya başladım. 4.9.2012 tarihinde Pera Müzes...

Hulki Aktunç: Merak Böceğinin İstilasına Uğramış Adam*

Resim
                                                                        Fotoğraf,  bu adresten  kopyalanmıştır. Dün "Dostluk"tan bahsetmişken, (bkz. burada ) bugün bir Hulki Aktunç öyküsüne denk geldim, paylaşmak istedim: "XIII Bir daha kimseyle Yek-Yek oynamayacağım. Kendi kendime de. Yaşlı dostumun dükkânına gitmeyeceğim. Hak etmediği bir dostluk veriyorum ona. Yanlış bir dostluktan incitici ne olabilir? İleniyorum sanma, eba . İlendiğim tek şey, yine sözcükler. "...karabatak sökün etti. Artık hiç kimseleri karşılayamayacağımız bu yıl," diye yazmıştım. Büyüsüne kapılıp sözcüklerin. Seni karşılamıştım. Seni karşılamıştım oysa. Sözcükler. Bir daha yalan söyletmeyeceğim onlara." (Hulki Aktunç,  Toplu Öyküler II, YKY, Yek Yek Oynayanlar ,  s. 49-50...

Ayfer Tunç ile Sözünü Sakınmadan söyleşisinden notlar

Resim
21 Şubat akşamı günün yorguluğundan sıyrılmaya çalışırken, iliklerime kadar işleyen soğuğa rağmen, Tophane'nin yolunu tuttum ve benim için bir nefes alma alanı olan edebiyata sığınmak için İstanbul Modern'de buldum kendimi. Bir süredir Ömer Türkeş'in ve Semih Gümüş'ün soruları eşliğinde çeşitli yazarlarla yapılan söyleşilerin gerçekleştiği Sözünü Sakınmadan etkinliğinden bahsediyorum. Bu sefer konuk yazarın Ayfer Tunç olduğunu öğrendiğimde ilk işim rezervasyon için mesaj atmak oldu.  Etkinliğin başlamasıdan bir süre önce salona geçip Ayfer Tunç'u en güzel şekilde seyredeceğime inandığım bir yere oturdum ve söyleşi boyunca yazarlığını çok sevdiğim bu kadının düşün hayatına bir adım daha yaklaştığımı hissederek mutlu oldum. Etkinliğe katılamayıp, etkinlikte neler konuşulduğunu merak edenler için, söyleşinin gerçekten kesintisiz bir sohbet şeklinde sürdüğünü söyleyebilirim. Gerçi etkinliğin videosu yakında yayınlanacaktır ama ben yine de size ufak...

Yekta Kopan ile "Okumak ve Yazmak" Atölye Çalışması

Resim
22 Ekim Cumartesi tarihinde 12:00-16:00 saatleri arasında Santral İstanbul'da yer alan Krek Atölye kapsamında, birden fazla mesleği aynı anda sürdürmeyi başarabilen, yazar Yekta Kopan, biz, "Okumak ve Yazmak" heveslileri ile birlikteydi.  Yekta Kopan'ın "Bir de Baktım Yoksun", "Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri" ve "Fildişi Karası" isimli öykü kitaplarını keyifle okumuştum. Atölyeye gitmeden önce de diğer kitaplarına nazaran büyük farklılıklar içeren "Karbon Kopya" isimli öykü kitabını okumaktaydım, dolayısıyla benim için ayrıca tarzına aşina olduğum (ya da aşina olduğumu sandığım) bir yazarı dinleyecek olmak da hoş bir deneyim olacaktı.  Temel olarak kurmaca ve gerçeklik arasındaki ilişki, içgörülerimiz ile ilgili konularda konuşma fırsatı bulabildik. Kendisinin mütevazı tavrı sayesinde kafamızdaki soruları rahatça sorduk ve sorularımıza içten cevaplar aldık. Sanıyorum asıl amaç bir tür farkındalık yaratmaktı...