21 Ocak 2014 Salı

Öykü Yazarlarıyla Söyleşiler (6): Eyüp Tosun

Altı numaralı söyleşimin konuğu Ankaralı Eyüp Tosun. Notos edebiyat dergisinin “Bu fotoğrafın öyküsünü yazar mısınız?” yarışmasına seçilen öykülerden birisinin yazarı. Öykü yazmak kafasının içinde dönüp duran, iflah olmaz bir okur-yazar. Yazılarını paylaştığı bir blogu da var. Bir süredir İstanbul’da yaşıyor, İstanbul’a alışmaya çalışıyor. Çay içerken yakaladım onu ve sordum da sordum.


Üniversitede edebiyat okumaya nasıl karar verdin?

Aslında önceliğim edebiyat değildi. Ankara DTCF’de Dramaturji okumak istiyordum. Hatta gidip oradan bir hocayla bile konuşmuşluğum var. Ama o sırada üniversite tercih sonuçları açıklandı. Kendimi Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde buldum. Pişman değilim. Şöyle ki, böyle saçma bir sistemde edebiyat okumak benim için pişmanlık sebebi olabilir ama ben kendi adıma pişman değilim. Ben o dört yılı çok iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Ve mektepli biri olarak anılmak istemiyorum edebiyat ortamında bilakis ben de alaylıyım çünkü okulu sadece diploması için kullandım. İş ve askerlik için bu şart. Bunları söylemek acı ama gerçekten durum çok vahim biraz da bunun tahayyül edilebilmesi için böyle konuşuyorum. Edebiyat fakülteleri gelenekçi tavrını derhal bırakmalı ki hafiften bir 19 yüzyıla falan gelebilsin. Sonra kısmetse günümüze!

Edebiyatı sevmeni sağlayan yazarlardan ilk aklına gelen beşi?

Cengiz Aytmatov, Dostoyevski, Orhan Kemal, Sait Faik ve John Steinbeck.

8 Ocak 2014 Çarşamba

Sezen Aksu'nun en güzel şarkısı


Her Türk genci bir dönem dalmıştır Sezen Aksu dinlemeye. Duygusal olanlarıysa biraz daha fazla. Ama çoğunun -belki de- atladığı bir şarkı var ki; bana göre onun en dokunaklı şarkısı. Belki sesinin en güzel olduğu dönemlerde seslendirildiği için, belki Onno Tunç etkisi. Her neyse bu büyüleyiciliği ortaya koyan, insana fazlasıyla dokunuyor.

Bilmeyenler de öğrensin diye: "Kurşuni Renkler"