5 Mayıs 2014 Pazartesi

Neye Baktım Neyi Gördüm? (Pazartesi Yazıları 3)


Yazarlar neden yazıyor? Ben kimim? Neden yazıyorum? 

Benlik sorunu edebiyat alanında irdelenmeye devam edilen önemli ve büyük bir soru. Cevabını kesin olarak bulamayacağımıza inandığım benliğe ilişkin soruların ilki: "Neden yazıyorum?" 

Uzun zamandır eş zamanlı okuduğum kitaplar arasında Metis Yayınları'ndan Murathan Mungan'ın seçtikleriyle "Yazıhane" isimli bir kitap var ve burada irdelenen mesele tam da bu. Diyaloglar etkinliklerinin birinde Ayfer Tunç'un ilk yazmaya ve kendisiyle söyleşiler yapılmaya başlandığı dönemde aynı şeyi düşündüğünü ve bulduğu en güzel yanıtın Walter Benjamin'in Pasajlar isimli kitabında (yazarlar değil de şairler için) yazdığı bir söz olduğunu söylemişti:


"Şair, gönlünce kendisi ve bir başkası olabilme gibi eşsiz bir ayrıcalıktan yararlanan insandır. 
Tıpkı bir beden aramak için dolanıp duran ruhlar gibi, şair de istediği zaman, bir başkasının kimliğine girer. Herkesin kişiliği ona açıktır. Eğer belirli yerler kapalıymış gibi görünüyorsa, bunun nedeni o yerlerin şair için görülmeye değer olmamasıdır."

İşte Ayfer Tunç bu cümlelerle cevabını bulduğunu söylemişti. Kendi yazma sebebini "başkası olabilmek" olarak ifade etmişti. Başka bir alıntı ise Tezer Özlü ve Ferit Edgü Mektuplaşmaları'nın yer aldığı "Her şeyin sonundayım."ın 82 numaralı sayfasından. Ferit Edgü şöyle yazmış:

"Öyle anlar oluyor ki yazmaktan utanıyorum. Yazmadığımda ise (iki yıl sürdürmeyi başardım) iç-denge diye adlandırdığım, o kafamda mı, yüreğimde mi olduğunu bilmediğim bir denge bozuluyor ve çevreme karşı kırıcı hatta saldırgan oluyorum. Bunu da hiç sevmiyorum. Yazdığımda, bu, bir ölçüde geçiyor. Belki, yazarken, kendimi kırdığım ve kendime saldırdığım için."

Edip Cansever dizelerinde, Max Frisch eserlerinde, Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunları'nda, Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ında yine aynı soru karşımıza çıkar. Bu sebeple mi bu eserler güncelliğini korumakta? Sahi siz neden yazıyorsunuz?

Okuma önerileri



Henüz Bilge Karasu metinlerine dalmadıysanız, güzel bir başlangıç yapmak için "Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı"nı okuyun. Metis yayınlarından. Bilge Karasu'nun imgeli anlatımı, yazma isteği uyandıran çağrışımlı harikulade bir metin... Hızınızı alamazsanız, yazarın Hacettepe Üniversitesi'nin Felsefe bölümünde hocayken verdiği Mantık II dersinin notlarından oluşan "İmbilim Ders Notları"ını da peşinden okuyabilirsiniz.



2 yorum:

  1. Öneriler dikkate alındı, teşekkürler. Ben şundan yazıyorum, naçizane:

    http://parsomen13.blogspot.com/2012/08/nicin-yazyorum.html

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederiz. Yazar tarafından yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanacaktır.

Thank you for your comment. It will be published upon approval by the author.