Kayıtlar

röportaj etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Öykü Yazarlarıyla Söyleşiler (6): Eyüp Tosun

Resim
Altı numaralı söyleşimin konuğu Ankaralı Eyüp Tosun. Notos edebiyat dergisinin “Bu fotoğrafın öyküsünü yazar mısınız?” yarışmasına seçilen öykülerden birisinin yazarı. Öykü yazmak kafasının içinde dönüp duran, iflah olmaz bir okur-yazar. Yazılarını paylaştığı bir blogu da var. Bir süredir İstanbul’da yaşıyor, İstanbul’a alışmaya çalışıyor. Çay içerken yakaladım onu ve sordum da sordum. Üniversitede edebiyat okumaya nasıl karar verdin? Aslında önceliğim edebiyat değildi. Ankara DTCF’de Dramaturji okumak istiyordum. Hatta gidip oradan bir hocayla bile konuşmuşluğum var. Ama o sırada üniversite tercih sonuçları açıklandı. Kendimi Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde buldum. Pişman değilim. Şöyle ki, böyle saçma bir sistemde edebiyat okumak benim için pişmanlık sebebi olabilir ama ben kendi adıma pişman değilim. Ben o dört yılı çok iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Ve mektepli biri olarak anılmak istemiyorum edebiyat ortamında bilakis ben de alaylıyım çünkü okulu sade...

Öykü Yazarlarıyla Söyleşiler (5): İlkay Yıldız

Resim
Tam söyleşilere ara verme ihtiyacı hissederken, hayat karşıma İlkay Yıldız’ı çıkardı. Çeşitli reklam ajanslarında çalışarak edindiği deneyimlerini yeni reklamcılarla paylaşan; sadece reklam değil, müzik, futbol ve edebiyat alanlarında da yazan, yazmanın en sevdiği şey olduğu gözlerinden okunan bir hikâye anlatıcısı. Yeni projeleri arasından biz edebiyat yönüne, öykülerine yoğunlaştık. “İyi ki edebiyat okudum.” ; “Öykü seven arkadaşlarım bile edebiyat dergileri almıyor.” diyor. Kafanızda yeni soru işaretleri oluşturabilmek ve sizi öykü üzerine biraz olsun düşündürebilmek için hazırladığım “kitapsız” öykücülerle röportajlarımın dördüncüsü karşınızda. İnternetteki en nitelikli edebiyat neşriyatlarından birisi olan altzine’den ödüllü bir öykün var: “Yedek Talihli” . Öykülerine geçmeden önce seni biraz tanıyabilir miyiz? 2003 yılında reklam sektöründe çalışmaya başladın. 2003 yılı öncesinde neler yapıyordun? Okuldaydım. Bilinçli bir şekilde edebiyat okumak istedim. İstanb...

Öykü Yazarlarıyla Söyleşiler (4): Veysel Kaygusuz

Resim
Henüz bir öykü kitabı yayımlanmamış olan, fakat edebiyat dergilerinden takip ettiğimiz öykücülerden birisi de Veysel Kaygusuz. Gaziantep şehrinde, "Don Kişot Kitabevi" kurulmadan önce kitap satın alabileceğiniz tek yerin "D&R" olduğuna inanabiliyor musunuz? Sırf kitabevi açma isteği sebebiyle bile hayatta güzel şeylerin de olabileceğini hissettiren, içimde umutlar yeşerten bir buluşma oldu. Veysel Kaygusuz, Gaziantep’te Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapıyor, aynı zamanda Don Kişot Kitabevi'nin iki ortağından birisi. Arkadaşım Konserveruhlar 'ın  önerisiyle  Notos ’ta okuduğum “Sis” isimli güzel öyküsü sonrasında kendisiyle iletişim kurmaya karar verdim. Yazmaya nasıl başladınız? Yazma serüveni okumayla doğru orantılı bence. Ortaokul ve lise yıllarım yoğun okumalarla geçti. Başkasının hikâyelerini hep sevdim ve sevdiğim yazarlara benzemeye çalışarak başladım yazmaya. Sonrasında üniversitede -kısmi de olsa- bunun teknik eğitimini ...

SÖYLEŞİ: Elif Kaya ile Opera ve Şan Eğitimi Üzerine

Resim
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, Opera bölümünden mezun olan Elif Kaya, Maltepe Üniversitesi Konservatuvarı Müzik Bölümü’nde ve Semiha Berksoy Opera Vakfı’nda Şan Eğitmenliği yapıyor. Müzikal geçmişi ve şan eğitmenliği hakkında kendisine birkaç soru sorduk. Elif Kaya, gözlerinin içi gülen, pozitif bir insan. Hayatından bahsetmeye başladığında, röportaj yapmakta olduğumu unutup, merak dolu bakışlarla “Acaba sonra ne oldu?” diye sormaktan kendimi alamadım. Merzifon’da yedi kardeşli bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya gelmiş. Üniversite eğitimine Samsun’da başlamış. Biyoloji bölümünde okurken, hiç hesapta yokken kendini Bilkent Üniversitesi’nin Konservatuvarı’nda buluyor. Sonrası malum. Hep arzu ettiği, tutkunu olduğu işi yapmaya başlaması onu var eden sebeplerden birisi olmuş. Nasıl oldu da Samsun’da Biyoloji okurken kendinizi Ankara Bilkent’te konservatuvarda buldunuz? 

Öykü Yazarlarıyla Söyleşiler (2): Gülda Şahin

Resim
Edebiyat dergilerinde öyküleriyle karşılaştığımız fakat henüz bir öykü kitabı yayımlanmamış olan öykücülerle sohbet etmeye devam ediyoruz. Röportaj serimizin ikinci konuğu Gülda Şahin. Nitelikli edebiyat bloglarından Ayşe’nin Kitap Kulübü’nün üyelerinden. Notos Öykü’nün 38 numaralı Şubat-Mart sayısında “Sinan ve Öteki Şeyler” isimli öyküsünün yayımlanmasının ardından kendisiyle buluştuk. Ne zamandan beri yazıyorsunuz? Fatih Özgüven ’in beni çok etkileyen bir öykü kitabı var: “ Hep Yazmak İsteyenlerin Hikâyeleri ”. Oradaki bazı karakterlerde kendimi görüyordum. Hep yazmak istiyordum. İş, ev, o, şu derken yaşam elimden kayıp gidiyordu. Sonum aynı kitaptaki “Son Hikâye”deki gibi olmak üzereydi. (O öykünün kahramanı olan yazar ölür ve artık yazmak için önünde hiçbir bahane kalmaz. Yazabilmesi için her türlü koşul hazırdır ama yine de yazmaz.) Ayşe, bir kitap kulübü kurmayı önerdiğinde, bunun uzun soluklu olmayacağını düşünmüştüm ama yaklaşık dört yıldır birbirimize daha da...

Öykü Yazarlarıyla Söyleşiler (1): Ümit Aykut Aktaş

Resim
Türk öykü yazını bir süredir oldukça verimli bir dönemini yaşıyor. Kurmaca metinler yazmaya heves eden kişilerden işe öykü ile başlayanların sayısı hiç de az değil. 2012 yılında da birçok ilk öykü kitabı yayınlandı. Edebiyat dergilerinde, gazetelerin kitap eklerinde ve nitekli bloglarda bu kitaplara ilişkin tanıtım yazılarına yer verildi. Okuyacağımız kitapları seçmemizde bu tür yazılar okurları etkiliyor. Fakat, bu yazıların büyük çoğunluğunun benzer kitaplar hakkında olması, bazen şüpheli düşünceler içerisinde olmamızı engellemiyor. İlk defa kitabı yayımlanan bir yazar için birden fazla eleştirmen ve okur tarafından değerlendiriliyor olmak elbette önemli. Ancak edebiyat dergilerinde birçok öyküsü yayımlanmış olan fakat henüz bir kitabı yayımlanmamış olan iyi öykü yazarları da var. Amacımız şimdilik sadece dergilerden takip ettiğimiz öykücüleri biraz tanıyabilmek. İşte onlardan birisi ÜMİT AYKUT AKTAŞ . Öykü türünü sizin için farklı kılan nedir? Neden roman, deneme, şiir veya...

RÖPORTAJ: Oyuncu Berkay Ateş ve Tiyatro "D22"

Resim
Tiyatro dünyasının genç yeteneklerinden, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümü mezunu Berkay Ateş ile tiyatro okumaya karar verdiği dönem ve kurucularından birisi olduğu yeni tiyatro topluluğu “D22” hakkında konuştuk. Aslında tamamen farklı bir mesleğe yönelmişken, radikal olarak nitelendirilebilecek bir kararla tiyatro okumaya başladın. Bize bu karar değişikliğinden biraz bahsedebilir misin?  Ben de tahmin etmiyordum karar değiştireceğimi. Süreç şöyle gelişti, matematikle aram iyi olduğundan liseyi bitirdikten sonra üniversitede istatistik bölümüne girdim. Ancak üniversiteye başladığım ilk yıl, üniversitenin tiyatro kulübüne katılınca her şey bir yıl bitmeden değişti. Fakat konservatuvara girme kararım öyle kolay olmadı. Bana tiyatro kulübü yetmemeye başlayınca önce TOBAV’ın kursuna katıldım, daha sonra da Dot ’un BÖCEK isimli oyununda asistanlık yaptım ve ardından Semaver Kumpanya ’da eğitim almaya başladım. Oyunlar yapmaya ve sürekli oynamaya...