Kayıtlar

Ezginin Günlüğü - Seni Düşünmek

Resim
Akşam oldu. İşten eve geldin. Yemek yedin. Düşündün, yine bir gün daha geçti ruhunu aç bıraktığın. Derken... Bir şarkıya denk geldin, daha önceden dinlemediğin. Ruhun canlandı, uyuşukluğun da geçti. Tekrar tekrar dinlemeye başladın... Sonra yazmaya...

10. Ayvalık Edebiyat Günleri

Resim
2013 yazı, edebiyat etkinlikleri bakımından verimli bir yaz oldu. Yaz boyunca İstanbul dışına kaçabilme özgürlüğü olanlar veya kış boyunca İstanbul'da düzenlenen edebiyat etkinliklerini mesafelerden dolayı kaçıranlar için.  Seferihisar   Edebiyat Günleri ve Gümüşlük   Akademisi'nin düzenlediği şiir atölyesi etkinliklerinden sonra şimdi de Ayvalık Kültür ve Sanat Günleri kapsamında onuncusu düzenlenen Yazar Atölyeleri edebiyat severlerin katılımını bekliyor.  Yazlık yerlerde ne güzel şeyler oluyor. Zaman zaman "hayat" olarak tanımladığımız İstanbul'u bırakıp gidebilirsek... 2 - 3 Eylül'de Mario Levi 'nin atölyesi ile başlayacak olan etkinlikte, 4 Eylül'de Mine Söğüt 'ü, 5 Eylül'de Aslı Tohumcu 'yu, 6 - 7 Eylül'de Murat Gülsoy 'u  ve 8 - 9 Eylül'de İnci Aral 'ı dinleyebilirsiniz. Ayvalık Beyaz Yalı Otel 'de gerçekleşecek olan etkinliğe katılmak istiyorsanız, acele etmelisiniz. Kontenjan yirmi kişi ile...

Öykü Yazarlarıyla Söyleşiler (4): Veysel Kaygusuz

Resim
Henüz bir öykü kitabı yayımlanmamış olan, fakat edebiyat dergilerinden takip ettiğimiz öykücülerden birisi de Veysel Kaygusuz. Gaziantep şehrinde, "Don Kişot Kitabevi" kurulmadan önce kitap satın alabileceğiniz tek yerin "D&R" olduğuna inanabiliyor musunuz? Sırf kitabevi açma isteği sebebiyle bile hayatta güzel şeylerin de olabileceğini hissettiren, içimde umutlar yeşerten bir buluşma oldu. Veysel Kaygusuz, Gaziantep’te Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapıyor, aynı zamanda Don Kişot Kitabevi'nin iki ortağından birisi. Arkadaşım Konserveruhlar 'ın  önerisiyle  Notos ’ta okuduğum “Sis” isimli güzel öyküsü sonrasında kendisiyle iletişim kurmaya karar verdim. Yazmaya nasıl başladınız? Yazma serüveni okumayla doğru orantılı bence. Ortaokul ve lise yıllarım yoğun okumalarla geçti. Başkasının hikâyelerini hep sevdim ve sevdiğim yazarlara benzemeye çalışarak başladım yazmaya. Sonrasında üniversitede -kısmi de olsa- bunun teknik eğitimini ...

ALINTI: Itzhak Perlman

Resim
28 Mayıs 2013 tarihinde İstanbul'da bir konser veren Itzhak Perlman , dünyanın en iyi keman virtüözlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Konserini maalesef izleyemedim, bunun yerine İstanbul'da verdiği bir röportajdan alıntı yapmakla yetineceğim. Benim gibi kaçıranlar, merak etmeyin tekrar gelme ihtimâli yüksek! "Şanslı bir insan olduğumu düşünüyorum. Ben müziği gerçekten içimde hissedebiliyorum. Çok sevdiğim bir şeyi dinlerken ağlarım mesela. Bu işte müziği ruhunda hissedebilmek. Bazısı: "Aa güzelmiş!" der ama duvar gibidir, şaşırmaz, etkilenmez. Oysa güzeldir hayatta şaşırmak, içlenmek, duygulanmak..."

SÖYLEŞİ: Elif Kaya ile Opera ve Şan Eğitimi Üzerine

Resim
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, Opera bölümünden mezun olan Elif Kaya, Maltepe Üniversitesi Konservatuvarı Müzik Bölümü’nde ve Semiha Berksoy Opera Vakfı’nda Şan Eğitmenliği yapıyor. Müzikal geçmişi ve şan eğitmenliği hakkında kendisine birkaç soru sorduk. Elif Kaya, gözlerinin içi gülen, pozitif bir insan. Hayatından bahsetmeye başladığında, röportaj yapmakta olduğumu unutup, merak dolu bakışlarla “Acaba sonra ne oldu?” diye sormaktan kendimi alamadım. Merzifon’da yedi kardeşli bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya gelmiş. Üniversite eğitimine Samsun’da başlamış. Biyoloji bölümünde okurken, hiç hesapta yokken kendini Bilkent Üniversitesi’nin Konservatuvarı’nda buluyor. Sonrası malum. Hep arzu ettiği, tutkunu olduğu işi yapmaya başlaması onu var eden sebeplerden birisi olmuş. Nasıl oldu da Samsun’da Biyoloji okurken kendinizi Ankara Bilkent’te konservatuvarda buldunuz? 

Neden öykü kitapları romanlar kadar okunmuyor?

Resim
Bilenler bilir. Yekta Kopan'ın hafta içi her gün NTV ekranlarında kısacık bir kültür-sanat programı var:  Gece Gündüz . İş çıkışlarımda yakalayamasam da yolda gelirken cep telefonumdan da olsa ucundan bir yerinden yakalamaya, sevdiğim bir konuk varsa internetten videosunu bulmaya çalıştığım güzel bir program. Uzun zamandır sadece "öykü" başlıklı bir konudan televizyonda bahsedildiğine denk gelmemiş olmanın açlığı ile Cemil Kavukçu'nun konuk olduğunu anlar anlamaz kulaklığımın sesini yükselttim. 2013 Erdal Öz Ödülü'ne layık görüldüğü açıklanan Cemil Kavukçu'yu, öykü okumayı sevenlerin çoğu bilirler. Benim amacım bugün programda söylediklerini, programı izleyemeyen öykü severlere iletmek. Okumaya ve yazmaya gönül vermiş herkesi ilgilendirecek bir soru-cevap. Yekta Kopan: Neden öykü kitapları romanlar kadar okunmuyor? Cemil Kavukçu: Okunması daha zor da ondan. Öyküde yazar, okuyucusundan daha büyük bir katkı bekliyor. Öykü okumak başlı başına b...

Tiyatro Oyunu: BENT

Resim
İstanbul’un en yeni tiyatrosu Tiyatro D22 ’deyim. Galata, Şair Ziya Paşa Yokuşu’nda yer alan  Hamursuz Fırın ’da. Bir süredir kültür-sanat etkinliklerinin gerçekleştiği bu mekânda artık gencecik, gözleri ışıl ışıl parlayan üç konservatuvar mezunu Berkay Ateş , Can Kulan  ve  Emir Çubukçu  kurdukları tiyatro topluluğunun oyunlarını sergileyecek. Yönetmenliğini Meltem Cumbul ’un yaptığı ilk oyunları Bent , Mart ayının başında prömiyer yaptı ve Haziran ayına kadar Hamursuz Fırın’da sahnelenmeye devam edecek. Aslen bir tiyatro metni olan Bent, günümüzde daha çok 1997 yılında Sean Mathias tarafından çekilen aynı isimli film ile biliniyor. Clive Owen ’ın baş rolünü oynadığı, önemli yan rollerden birisini de Mick Jagger ’in üstlendiği o etkileyici filmin senaryosu Martin Sherman tarafından 1976 tarihinde yazılan bir tiyatro oyunu. İngiltere ve İtalya gibi ülkelerde sahnelenmiş. Hatta filmde Clive Owen’in, bu oyunda da Berkay Ateş’in canlandırdığı baş rol Max’i ...